Dekan Altıntoprak; “Korucuk’a yeni sağlık eğitim kampüsü yapılmalı”
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, Korucuk’ta bulunan fakültenin artık yetersiz geldiğini belirterek, öğrencilerin taşımalı eğitim gördüğünü ve yeni bir sağlık eğitim kampüsüne ihtiyaçları olduğunu açıkladı.
Yayınlanma Tarihi :
TV264 ekranlarında yayınlanan ‘Muhabir Masası’ programının canlı yayın konuğu olan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Altıntoprak, Korucuk’ta yeni bir sağlık eğitim kampüsü yapılması için girişimde bulunduklarını belirterek verilen eğitimler ve afilasyon sistemi hakkında konuştu.
İşte o açıklamalar;Prof. Dr. Fatih Altıntoprak Kimdir?
“1976 yılında Kocaeli’nin İzmit ilçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Değirmendere ve Gölcük’te tamamladıktan sonra, 1994 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdim ve 2000 yılında mezun oldum. Mezuniyetimin ardından 2000–2001 yılları arasında bir yıl süreyle Kocaeli Üniversitesi’nde çalıştım. Daha sonra tekrar İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’na dönerek uzmanlık eğitimime başladım ve 2006 yılında genel cerrahi uzmanı oldum. 2006–2007 yılları arasında bir yıl süreyle Siirt’te, 3. Komando Tugayı’nda vatani görevimi yerine getirdim. Askerlik görevimin ardından mecburi hizmet kurasıyla Adapazarı Devlet Hastanesi’ne atandım ve burada genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptım. 2010 yılında Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yardımcı doçent olarak başladım. 2014 yılında doçent, 2020 yılında ise profesör unvanını aldım. Yaklaşık 3–3,5 yıldır Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı görevini, son 1,5 yıldır da Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürütmekteyim.”
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi ve eğitim yapısı nasıl işliyor?
“Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi, afiliyasyon modeliyle çalışmaktadır. Afiliyasyon; YÖK’e bağlı üniversiteler ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinin birlikte çalışma protokolüdür. Bu kapsamda, tıp fakültesine ait öğretim üyeleri Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinde görevlendirilir. Burada hem uzmanlık ve tıp eğitimi faaliyetleri yürütülür hem de hasta bakım hizmetleri sunulur. Böylece üniversite eğitim faaliyetlerini hastane ortamında gerçekleştirirken, Sağlık Bakanlığı da eğitici kadro ihtiyacını karşılamış olur. İki kurum karşılıklı olarak birbirinden faydalanır.”
Afilisyonda Türkiye’ye model olduk diyebilir miyiz?
“Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Türkiye’de afiliyasyon modelinin ilk uygulandığı merkezdir. Bu sistemin başarılı bir şekilde yürütüldüğünün görülmesinin ardından, model Türkiye genelinde yaygınlaşmıştır.”
Hastane Kampüslerinde nasıl eğitimler veriliyor?
“Korucuk’ta bir hastanemiz ve kampüsümüz bulunmaktadır. Ayrıca merkezde bir Eğitim ve Araştırma Kampüsümüz vardır. Tıp Fakültesi Dekanlık binamız da Korucuk’ta, hastanenin hemen arkasında yer almaktadır. Tıp fakültesi eğitimi toplam 6 yıldır. İlk 3 yıl (1., 2. ve 3. sınıflar): Temel bilimler eğitimi verilir. Bu eğitimler Korucuk’taki dekanlık binasında, derslikler ve laboratuvarlar kullanılarak gerçekleştirilir. 4., 5. ve 6. sınıflar: Klinik eğitimler ve stajlar yapılır. Bu süreç Korucuk Kampüsü ve merkezdeki Eğitim ve Araştırma Kampüsü hastanelerinde yürütülür.”
Afiliyasyon sisteminde personel yapısı nasıl oluyor?
“Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlardır ve kendi kadrolarına sahiptir. Hastanedeki uzmanlar, doçentler, hemşireler, sağlık personeli, güvenlik ve diğer çalışanlar Bakanlık personelidir. Üniversiteye bağlı tıp fakültesi öğretim üyeleri ise valilik onayıyla bu hastanelerde görevlendirilir. Öğretim üyeleri burada hem eğitim faaliyetlerini yürütür hem de hasta bakım hizmeti sunar. Hastanede yaklaşık 2000 personel bulunurken, bunların yaklaşık 170’i Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesidir. Tıp fakültemizde yaklaşık 1200 öğrenci eğitim almaktadır.”
“Tıp fakültesi öğrencileri mezun olmadan önce bütün stajları ve bütün bölümleri görür, her branşta eğitim alırlar. Mezun olduktan sonra ise mecburi hizmet dönemi başlar. Bu süreçte pratisyen hekim olarak, genellikle acil servislerde görev yaparlar. Mecburi hizmet süresini tamamladıktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) girerler. Aldıkları puana göre ve istedikleri branşa göre tercihte bulunarak uzmanlık eğitimlerine başlarlar. Ancak mezun olmadan önce tüm branşlarda eğitim aldıkları için, tam anlamıyla bir hekim olarak yetişmiş olurlar. Mezun olduklarında bir acil servisi yönetebilecek yetkinliğe sahip olmaları gerekir. Bu nedenle her türlü hastalık hakkında temel bilgi ve deneyime sahip olmaları zorunludur.”
Kaç yabancı öğrencimiz var?
“Sakarya Üniversitesi genelinde daha önce yaklaşık 50.000 öğrenci bulunuyordu. İkinci öğretimin kapanmasıyla bu sayı şu anda yaklaşık 40.000 civarına düşmüş durumda. Rektörümüz Hamza Bey’in de hedeflerinden biri yabancı öğrenci sayısını artırmak. Şu anda Sakarya Üniversitesi’nde yaklaşık 120 farklı ülkeden öğrenci bulunuyor. Toplam yabancı öğrenci sayısı yanlış hatırlamıyorsam 5.000–6.000 civarında; yani üniversitenin yaklaşık %10–12’lik bir kısmını yabancı öğrenciler oluşturuyor. Bu oran hemen hemen Tıp Fakültesi için de geçerli. Tıp Fakültemizde yaklaşık 25 farklı ülkeden, 110–120 civarında yabancı öğrencimiz bulunuyor.”
Tıp Fakültesi Korucuk Hastanesi’nin yanındaki morfoloji binası, yani dekanlık ve temel bilimler binası size yeterli geliyor mu?
“Bence bu, tıp fakültemizin şu anki en önemli konularından biridir. En temel problemimiz mekân sorunudur. Fakültemiz kurulurken parçalı bir yapıyla kurulmuş. İlk yıllarda 15–20 öğrenci alırken, bugün her yıl yaklaşık 200 öğrenci alıyoruz. Mevcut fiziki kapasitemiz bu sayıyı kaldırmakta zorlanıyor. Bu nedenle son iki yıldır 1., 2. ve 3. sınıf öğrencilerimizin teorik derslerini üniversitemizin ana kampüsünde, kongre merkezi olarak adlandırılan dersliklerde yapıyoruz. Korucuk’taki temel bilimler ve dekanlık binamıza ise laboratuvar ve pratik eğitimler için geliyorlar. Yani şu anda taşımalı bir eğitim modeli uygulanıyor. Açıkçası bu çok uygun bir sistem değil. Bu öğrenciler tıp fakültesi öğrencileri ve Sakarya Üniversitesi’nin en yüksek puanla girilen bölümü Tıp Fakültesi. Dolayısıyla bu şartlar ideal bir tıp eğitimi için yeterli değil."
Taşımalı eğitim veriliyor"Bizim şu an en büyük ihtiyacımız, mekânsal olarak bir sağlık eğitim kampüsüdür. Tıp fakültesi öğrencilerinin bir arada bulunabileceği; dersliklerin, amfilerin, laboratuvarların, kütüphanenin, kafeteryanın ve sosyal alanların aynı kampüs içerisinde yer aldığı bir fiziki alana ihtiyacımız var. Şu an öğrenciler ana kampüste teorik derslerini alıyor, oradan otobüslerle Korucuk’a geliyor, burada pratik ve laboratuvar eğitimlerini yapıyor, ardından tekrar otobüsle yurtlarına dönüyorlar. Bu yapı, ideal ve sürdürülebilir bir tıp eğitimi modeli değil.”
Çözüm önerileriniz var mı?
"Elbette çözüm önerilerimiz var. Bu konularla ilgili bazı planlamalar yaptık. Büyükşehir Belediyemizle, Adapazarı Belediyemizle, rektörlüğümüzle ve bu konuya katkı sunabilecek yetkililerle bu planları paylaştık. Onlar da bizimle aynı fikirde. En kısa zamanda bu problemi el birliğiyle çözeceğimize inanıyorum."
Yeni binalar mı inşa edilecek?
“Evet, yeni binalara ihtiyaç var. Dersliklere ihtiyacımız var, amfilere ihtiyacımız var. Öğrencilerin vakit geçirebileceği bir kafeterya, sosyal alanlar, yemekhane ve açık alanlar olması gerekiyor. Sonuçta öğrencinin çıkıp nefes alabileceği, dolaşabileceği bir fiziki mekâna ihtiyaç var. Merkez kampüse taşınmanın çok uygun olduğunu düşünmüyorum. “Korucuk” diye özel olarak sabitlememek gerekir ama burası bir deprem bölgesi. Bu nedenle zemin etüdü sağlam olan bir alana yatırım yapılması çok önemli. Çünkü böyle bir yatırım yapıldığında bu yapı 20–30 yıl boyunca hizmet verecek.”
Şehir Hastanesinde görev alacak kadrolar nasıl belirlenecek?
“Sakarya Üniversitesi kampüsü, ülkemizin hatta dünyanın sayılı kampüslerinden biridir. Yemyeşil, doğası ve manzarasıyla çok güzel bir kampüs. Dünyada 157 yeşil kampüs arasında yer alıyor. Öğrencilerimiz genel olarak bu kampüsten çok memnun. Son iki yıldır tıp fakültesi öğrencilerimiz de burada teorik ders gördükleri için onlar da memnunlar. Ancak tıp fakültesi öğrencilerinin farklı bir ihtiyacı var. Daha fazla ders çalışmaları gerekiyor. Daha sessiz, daha sakin, sosyal gürültüden biraz uzak ortamlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle ana kampüste yerleşmeleri yerine, kendilerine özel bir sağlık eğitim kampüsü içinde olmaları çok daha uygun."
Mevcut hastanenin yanında olmalı"Tıpta “akran öğrenimi” çok önemlidir. 1., 2., 3., 4., 5. ve 6. sınıf öğrencileri birbirlerinden öğrenirler. Bu öğrencileri bir arada tutmak ve hastaneye yakın konumlandırmak gerekir. Ana kampüse taşındıklarında bugünkü sistemden çok da farklı bir durum oluşmaz; yine hastaneler ve yurtlar arasında gidip gelmek zorunda kalırlar. Oysa Korucuk gibi, şehir hastanesine, mevcut hastaneye ve dekanlığa yakın bir bölgede kurulacak bir sağlık eğitim kampüsünde, yaklaşık 2–3 kilometrelik bir alan içinde öğrencilerin tüm ihtiyaçları karşılanabilir. Çok güzel, izole bir eğitim ortamı oluşur. Yarın hemşirelik, diş hekimliği gibi bölümler de bu kampüse taşınabilir ve gerçek anlamda bir sağlık eğitim kampüsü ortaya çıkar. Böyle bir yatırım, bu şehrin 2030’lu yıllarını kurtarır.”
Şehir Hastanesi eğitim açısından ihtiyacı karşılar mı?
“Şehir hastanesi burada çok büyük bir açığı kapatacak. Çok ciddi bir yatak kapasitesi olacak, fiziki mekânları geniş olacak, teknolojik olarak çok yeni bir hastane olacak. Sonuçta burası bir Sağlık Bakanlığı hastanesi ve personel ihtiyacı Bakanlık tarafından karşılanacak. Bizim en önemli taleplerimizden biri, mevcut merkezdeki eğitim araştırma hastanesi afiliyasyonunun şehir hastanesine taşınmasıdır. Yani Sakarya Üniversitesi’nin şehir hastanesiyle afiliyasyon yapması ve öğretim üyelerinin eğitim ve hasta bakım hizmetlerini orada sürdürmesi. Bu sayede öğretim üyeleri daha modern mekânlarda, yeni teknolojik donanımlarla hasta bakabilecek; tıp fakültesi öğrencileri de çok daha çağdaş şartlarda eğitim alabilecekler. Bu süreç sadece üniversite kadrosuyla ya da sadece Bakanlık kadrosuyla yürütülemez. Afiliyasyon modelinin burada da devam etmesi gerekir.”
Sağlıkta eğitim ağı olmalı“Dekanlık binasının, Korucuk’taki mevcut hastanenin ve şehir hastanesinin birbirine yakın olması büyük avantaj sağlar. Ayrıca AMATEM, ÇEMATEM gibi stratejik birimler de bu bölgede yer alıyor. Belli hastanelerin, bölümlerin ve yatakların yeniden yapılandırılmasıyla, birbirine en fazla 2,5–3 kilometre uzaklıkta olan bir sağlık eğitim ağı oluşturulabilir. Böylece tüm eğitimi tek bir bölgede yapabilir hale geliriz.”
Büyük bir kampüs olursa öğrenci sayısı artar mı?
“400–500 sayıları çok yüksek rakamlar ama şu an yaşadığımız temel sorun fiziki mekân yetersizliği. Şu anda Korucuk’taki sınıflar 200 öğrenciyi kaldıramadığı için teorik dersleri ana kampüste yapıyoruz. Pratikler için tekrar Korucuk’a geliyoruz. Eğer geniş, planlı ve donanımlı bir sağlık eğitim kampüsü yapılırsa; 200, 250 hatta 270 öğrenci çok daha rahat şekilde eğitim alabilir. Öğrencilerimiz çok daha nitelikli, konforlu ve sürdürülebilir bir eğitim ortamına kavuşur.”
Yorumlar