Bilenler bilir ama bilmeyene anlatmak zordur. Ekrem Karaberoğlu’nu tanımayana, Arif Omaç’ı duymamış olana… Nezihi’yi izlememiş, Tuna’yı görmemiş, Oğuz’a hayran kalmamış olana… Fener’e, Cimbom’a, Kartal’a içeride dışarıda farklı mağlubiyetler tattırmış, Federasyon Kupası’nı müzesine taşımış, uğruna insanların hayatını kaybettiği yeşil siyahlı camiaya gönül vermemiş olana biz ne anlatalım!
Bugüne kadar Sakaryaspor’u sevmemiş, sevememiş kalplere bu saatten sonra Sakaryaspor sevgisini nasıl nakşedelim? Ne kadar anlatsak da nafile… O yüzden lafı uzatmaya gerek yok. Bizim sözümüz Sakaryaspor’u sevenlere, Sakaryaspor armasını yere düşürmemek için mücadele edenlere gelsin.
Bu camia bugüne kadar çok zorlu günler geçirdi. Şu an içinde bulunduğumuz günlerden daha sıkıntılı anlara da şahit olduk. Ama çok şükür bugüne kadar hepsinin üzerinden de geldik. Ne yaptık ne ettik, bu yeşil siyahlı formayı koruduk. Çünkü o forma bizim için çok büyük anlamlar ifade ediyordu. Her şeyden önemlisi, o yeşil siyahlı formanın içinde bizim hayallerimiz, anılarımız, çocukluğumuz, gençliğimiz vardı. Bize büyüklerimizin mirasıdır o forma.
Başkansız kaldığımız, yönetimsiz, teknik direktörsüz kaldığımız zorlu bir süreçten geçerken bir de parasını alamadığı için bazı futbolcuların Sakaryaspor’u şikâyet ettiği haberleri düştü. Transfer yapamayacağımız, uzun süreli ceza alacağımız konuşuldu. Yani anlayacağınız, yine her şey üst üste gelmeye başladı.
Kara kara düşünürken Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar çıktı, tüm yalnız bırakılmışlığın karşısında camiaya elini uzatıp ödemeleri yaptı. En azından bu zor zamanda bir derin oh çektik. Başkan Alemdar, tehlikenin büyümesini engelledi. Hatayspor maçının kazanılmasında tabelaya yazılmayan ama sonucu doğrudan etkileyen en önemli hamle buydu.
Maçın ardından soyunma odasına inen Başkan Alemdar, teknik heyeti ve futbolcuları tek tek tebrik etti. Orada yaptığı konuşma ise sadece bir moral konuşması değil, bu şehrin takımına verdiği sözün bir kez daha altını çizen net bir duruştu. “Sezon başında tesislere geldim, sözümün arkasındayım” diyerek başladı Alemdar. “Bolu’ya geldiğimde ne söylediysem bugün de aynısını söylüyorum. Sizi kimseye mecbur bırakmam.” Bu cümle bile tek başına çok şey anlatıyor. Sakaryaspor’un son yıllarda yaşadığı en büyük problem neydi; belirsizlik ve güvensizlik. Alemdar işte tam bu noktaya dokundu. “Bu şehrin takımı Sakarya’dır. Forma için, Sakarya’nın tarihi için sizlere güveniyoruz. Siz de bugün bunu sahada gösterdiniz. İstediğiniz zaman yenemeyeceğiniz takım yok.”
Bir belediye başkanının soyunma odasında futbolculara bu netlikte konuşması, “Ben buradayım” demesidir. Daha da önemlisi, lafla değil icraatla…
Futbolculara ödeme yapan, sorunlara çözüm arayan bir büyükşehir belediye başkanından söz ediyoruz. “Sizin sorunlarınızı çözeceğim. Hiçbirinizin teri kurumayacak.” diyerek futbolculara ciddi bir güven vermiş oldu. Futbolcu bu sözleri unutmaz. Çünkü futbolcunun en çok ihtiyaç duyduğu şey güven duygusudur. Sahada mücadeleyi, ayakta kalmayı, reaksiyon vermeyi sağlayan budur.
İnşallah kısa süre içinde gereken doğru adımlar atılır ve bu camia daha büyük sorunlar yaşamadan bu süreci en az hasarla atlatır. Bu açıdan Yusuf Alemdar’ın sağladığı destek Sakaryaspor camiası için önemli olmuştur.
Ayrıca son olarak bir noktanın da altını özellikle çizmek isterim. İnsanın hayatında hiç unutamayacağı anlar vardır. Özellikle zor zamanlarda hatırlanmak, en sıkıntılı günlerde bir dostun güven veren desteği, kişinin yanında oluşu hiçbir zaman unutulmaz. Bu açıdan Başkan Alemdar’ın böyle kritik bir dönemde sağladığı katkıları Sakaryaspor camiası hiçbir zaman unutmaz.
Aynı şekilde insanın hiç unutmadığı bir diğer önemli an ise zor zamanda dostlarını yanında görmemektir. Mesela Sakaryaspor camiası, en zor zamanda Sakaryaspor’un yanında olanı da olmayanı da unutmaz!
Yorumlar