Benim çapım yetmezdi hee… Bakan Yumaklı’ya da aynı cümleyi kurabilecek misiniz Rüstem bey?
Yayınlanma Tarihi :
Henüz 1,5 ay bile olmadı...
TV264 ekranlarında, Sakarya’nın nabzını tutan "Gazeteciler Soruyor" programında konuğumuz SASKİ’nin eski Genel Müdürü Rüstem Keleş’ti.
Yıllar sonra kendi isteğiyle programa katılan Keleş ile Sakarya’nın su yönetimini, Akçay Barajı’nı ve kronikleşen kayıp-kaçak meselesini konuştuk.
Ben bir gazeteci refleksiyle, o dönem yapılan hatayı bugün tekrar yüzüne söyledim:
"Sayın Keleş, o dönem Akçay Barajı’na harcanan maliyet ile kayıp-kaçağı önleme maliyeti neredeyse aynıydı. Siz 40 milyon metreküp su alacağız diye baraj yaptınız ama o sırada Sakarya toprağına, yani kayıp-kaçağa 60 milyon metreküp su kurban ediliyordu. Kovadaki deliği kapatmak yerine neden yeni kova aldınız?" dedim.
Aldığım cevap ne teknik bir veriydi ne de makul bir izah... Rüstem Keleş, canlı yayında milyonların önünde bana dönüp; "Senin bunları konuşmaya çapın yetmez!" diyerek, meseleyi kişisel bir hakaret boyutuna taşıdı.
Güya benim "çapım" baraj maliyeti ile sızıntı maliyetini kıyaslamaya kafi gelmiyormuş!
Gelelim bugüne... Aradan sadece 45 gün geçti.
Önümde Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın, Türkiye’nin su gerçeğini tokat gibi yüze vuran açıklaması duruyor.
Sayın Bakan, özellikle yerel yönetimlerin (belediyelerin) üzerine basarak aynen şunu söylüyor:
"Kayıp-kaçak oranları mutlaka düşürülmeli. Ankara’da oran %39; yani barajdan çıkan 100 litrenin 61 litresi vatandaşa ulaşıyor. Birçok ilde tablo farklı değil. Kayıp-kaçak varken yeni kaynak (baraj) aramak çözüm değil!"
Şimdi sormak boynumuzun borcu:
Sayın Rüstem Keleş; benim TV264 ekranlarında dile getirdiğim, sizin ise "çapın yetmez" diyerek küçümsediğiniz o mantık, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi su politikası ve Bakanlık uyarısı haline geldi.
Benim çapım yetmedi diyelim; peki şimdi Sayın Bakan İbrahim Yumaklı’nın da mı çapı yetmiyor bu işlere? Bakan Bey de mi "çapsızlık" yapıyor belediyelere "Kayıp-kaçağı önlemeden baraj yapmayın" diyerek?
O gün o canlı yayında takındığınız o üstenci tavır, o alaycı gülümseme meğer halkın parasının yollarda, sızıntılarda kayboluşunu örtbas etme çabasıymış. Siz benim "çapımı" ölçmeye çalışırken, meğer Sakarya’nın geleceği o sızıntılarda heba olmuş.
Bugün Sapanca Gölü 28.98 metreye, yani tarihinin en düşük seviyelerine gerilediyse; bu tablo, zamanında "sızıntıyı önleyelim" diyenlere "çapın yetmez" diyen vizyonun eseridir.
Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır Rüstem Bey... Sizin "çap" terazinizi bilmem ama hayatın terazisi bugün sizi Sayın Bakan’ın açıklamalarıyla baş başa bıraktı.
Bakalım şimdi kime, hangi çapla cevap vereceksiniz?
Yorumlar