Advert
Advert

Avukat Fertelli, “Yaklaşık 120 bin mahkum tahliye olabilir”

Avukat Doğukan Fertelli, TBMM’de kabul edilerek yasalaşan 11. Yargı Paketi kapsamında af edilen suçları ve tahliyeleri değerlendirdi. Fertelli, “İlk etapta yaklaşık 50 bin mahkum faydalanacak. İlerleyen süreçte ise bu sayı 100 hatta 120 bin civarına çıkabilir” dedi.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Avukat Fertelli, “Yaklaşık 120 bin mahkum tahliye olabilir”
Advert
TV264’te yayınlanan ‘Muhabir Masası’ programının canlı yayın konuğu olan Sakarya Barosu Avukatlarından Doğukan Fertelli, kamuoyunda af yasası olarak bilinen 11. Yargı Paketiyle getirilen af düzenlemesiyle ilgili merak edilenleri anlattı. İşte merak edilen soruların cevapları.. 11. Yargı paketini nasıl yorumluyorsunuz? “Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Her ne kadar kamuoyunda “af yasası” olarak bilinse de, 7571 sayılı kanun sadece affı kapsamıyor. Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, İnfaz Kanunu ve bazı diğer kanunlarda değişiklikler öngören bir düzenleme. Yani 11. Yargı Paketi dediğimiz şey, çok sayıda maddeyi kapsıyor, sadece affı değil.” Peki, bu af düzenlemesinden kimler faydalanıyor? “Aslında yapılan düzenleme yeni bir düzenleme değil. Temmuz 2023’te yürürlüğe giren bir kanun maddesinin kapsamını biraz daha adil hale getirmek için değiştirildi. 2023’te çıkan kanun, cezaevinde bulunan mahkumlara bazı haklar tanıyordu; ancak yargı süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle bazı kişiler bu düzenlemeden faydalanamamıştı. İşte 11. Yargı Paketi bu mağduriyeti gidermeyi amaçlıyor.” Bu düzenlemenin Covid-19 ile ilgisi nedir? “Pandemi, hem genel sağlık hem de mahkumların hakları açısından ciddi riskler doğurdu. Cezaevleri kapalı ve yoğun yerler olduğu için bulaş riski yüksekti. Bu nedenle mahkumların izin hakkı verilerek cezaevinden geçici olarak çıkmaları sağlandı. Ancak izinli olanların geri dönüşlerinde prosedürel sorunlar yaşanabileceği için, bu süreçte cezaevindeki mahkumlar denetimli serbestlikten erken yararlanabilecek şekilde ek düzenlemeler yapıldı.” Bu düzenlemeler tam olarak nasıl işliyor? “Şöyle: 30 Mart 2020 öncesi işlenen suçlar için, mahkumlar açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik hakkından 3 yıl erken faydalanabiliyor. Sonrasında, pandemi izinleri nedeniyle mahkumların denetimli serbestlikten faydalanma süresi 5 yıl erken uygulanıyor. Yani, örneğin 30 Mart 2020 öncesi işlenen suçlar için toplamda 8 yıl erken denetim hakkı söz konusu oluyor. 30 Mart 2020 sonrası işlenen suçlar için ise 6 yıllık bir erken denetim hakkı var.” Temmuz 2023 tarihi şartı neyi kapsıyordu? “İlk düzenlemede 31 Temmuz 2023 tarihinde cezaevinde bulunmak şartı vardı. Yani, bu tarihte cezaevinde olmayanlar faydalanamıyordu. Bu durum, yargılama süreçlerinin uzun sürmesinden kaynaklanan bir haksızlığa yol açtı. 11. Yargı Paketiyle, artık tarih cezaevinde bulunma değil, suçun işlendiği tarih olarak değerlendiriliyor. Böylece vatandaşın yargı sürecindeki gecikmeden kaynaklı mağduriyeti ortadan kaldırılmış oldu.” Ceza sürelerine göre farklı uygulamalar var mı? “Evet, var. Toplam cezası 10 yıldan az olan mahkumlar, açık ceza infaz kurumuna bir ay kapalı cezaevinde geçirmiş olmak şartıyla 3 yıl daha erken ayrılabiliyor. 10 yıldan fazla cezası olanlar için de aynı süre uygulanıyor ama ön koşul biraz farklı: 3 yıl kapalı cezaevinde geçirmiş olma şartı aranıyor. Denetimli serbestlik uygulamasında ise, normalde 1 yıl olan denetim süresi, 31 Temmuz 2023 öncesi işlenen suçlar için 4 yıl olarak uygulanacak.” Sizce bu düzenleme adil mi? “Evet, bence daha adil oldu. Özellikle yargılama süreçlerindeki gecikmelerin vatandaşların hakkını etkilememesi sağlandı ve cezaevinde geçici olarak kalan mahkumların hak kaybı önlendi.” Hangi suçlar affedildi, hangileri affedilmedi? “Kanun koyucu, düzenlemeden faydalanacak mahkumlar açısından bazı istisnalar getirdi. Örneğin, kasten öldürme suçlarının tamamı kapsam dışında değil; yalnızca Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinin D, E ve F bentlerinde sayılan suçlar kapsama alınmamış. D bendi: Eşe, kardeşe karşı işlenen kasten öldürme suçları. E bendi: Çocuğa veya kendini savunamayacak kişilere karşı işlenen kasten öldürme suçları. F bendi: Kadına karşı işlenen kasten öldürme suçları. Bunlardan hüküm giymiş veya infazı devam edenler bu düzenlemeden faydalanamıyor. Ayrıca deprem gibi doğal afetler nedeniyle meydana gelen ölümlerden kaynaklanan kasten öldürme suçları da kapsam dışında tutulmuş. Bu, Hatay ve Kahramanmaraş depremleri örneğinde olduğu gibi toplumsal hassasiyetler nedeniyle yapılmış bir düzenleme. Cinsel suçlar açısından da istisnalar var: 5237 ılı TCK’nın 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı, 103 maddede düzenlenen çocuğun cinsel istismarı, 104. maddede düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun ikinci ve üçüncü fıkraları kapsam dışında. Bunlar, evlenme yasağı olan kişiler tarafından veya evlat edinen-evlat ilişkisi kapsamında işlenen suçları kapsıyor. Bunların dışında devletin güvenliğine, anayasal düzene karşı işlenen suçlar ile terör ve örgüt suçları da kapsam dışında. Burada sadece terör örgütü değil, suç örgütü içinde işlenen suçlar da kapsama alınmamış.” Hangi suçlar affediliyor? "Bu istisnalar dışında kalan tüm suçlar düzenlemenin kapsamına giriyor. Yani halkın anlayacağı dille; hırsızlık, basit yaralama, trafik kazaları, iflas suçları ve diğer çoğu suç türü faydalanabiliyor. Özel kanunlarla cezalandırılan suçlar da kapsama dahil ediliyor. Kısaca özetlemek gerekirse: Kadına, çocuğa ve cana karşı işlenen suçlar ile devlet ve terör suçları kapsam dışında, diğer tüm suçlar ise affediliyor." Bu düzenlemeden kaç kişi faydalanacak? “Resmi rakamlar henüz açıklanmadı, ama tahminler şöyle: İlk etapta yaklaşık 50.000 mahkum faydalanacak. İlerleyen süreçte ise bu sayı 100.000–120.000 civarına çıkabilir. Tabii bu tamamen tahmini bir rakam, resmi veriler Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılmadığı sürece kesinleşmiş değil." Böylelikle cezaevleri de boşalacak sanırım, değil mi? “Evet, doğru. Ancak bununla birlikte denetimli serbestlik kurumlarına ciddi bir iş yükü binecek. Bu sadece denetimli serbestlik ofisleri için değil, cezaevi idareleri ve iyi hal değerlendirmesi yapan kurullar için de geçerli. İyihal kurulları, gözlem kurulları ve cezaevi idaresi, düzenlemelerin uygulanmasıyla birlikte yoğun bir çalışma sürecine girecek.” Peki, salı verilen mahkumlar veya denetimli serbestlikten yararlananlar yeniden suç işlerse ne olur? “Bu durumda, infaz sistemi gereği tekerrür hükümleri devreye giriyor. Yani cezanın infazından belli bir süre geçmeden yeni bir suç işlenirse, mükerrer suç işleyen kişi normalden daha uzun süre cezaevinde kalacak. Denetimli serbestlikten faydalanmış mahkumlar açısından da aynı kural geçerli: yeni suç işlediğinde ceza, olağan süreden daha uzun olacak.” Bu durumda denetim süreci sıkı bir takip gerektiriyor sanırım? “Kesinlikle. Denetimli serbestlik kurumunun amacı, mahkumun pişmanlık duyduğunu ve ıslah olduğunu tespit etmek, sonra da topluma uyumlu bir şekilde yeniden katılmasını sağlamak. Bu yüzden mahkumların takibi titizlikle yapılmalı. Eğer denetimli serbestlik kurumları amacına uygun şekilde uygulanacaksa, takip ve kontrol kesinlikle ciddiyetle yürütülmeli.”
begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar